İçeriğe geç
Bu yazıyı düzenle

Cinsellik ile İlgili İlk Çalışmalar

· 5 dk okuma

Cinsellik ile ilgili ilk eserler binlerce yıl öncesine tarihlenmektedir. İki bin yıl önce Çinliler tarafından yaratılan eserler uzak asya coğrafyasında okunmuştur (Chang,1995). Japonya’da MS. 9. yy. itibariyle Shunga (Türkçe karşılığı ilkbahar) adı verilen metinler görülmektedir (Yüce, 2015). Bununla birlikte Hintli şifacılar aşka ve cinselliğe dair eserler ortaya koymuştur. Bunlardan en bilineni -günümüze de ulaşabilen tek eser- Kama Sutra’dır. Bir eser olarak değil konsept olarak değerlendirilmesi gereken bu yapıtın çeşitli versiyonları vardır ve binlerce yıl geçmesine rağmen günümüze kadar ulaşmıştır.

Kama Sutra Örneği

Kama (aşk-haz) ve Sutra (öğreti-doktrin) kelimelerinin bir araya getirilmesi ile oluşturulmuş eser, kelime anlamıyla ”Haz Öğretileri” demektir. Farklı fikirler olsa da M.S. 3.yy’a tarihlendirilmektedir. Vastyayana tarafından M.S. 3.yy’da derlenmiştir. Yazıldığı tarihten günümüze kadar kopyaları ulaşırken bu süreçte çeşitli değişimlere ve revizyonlara uğramıştır. Kitabın farklı dönemlerde yayınlanan farklı versiyonlarını bulunmaktadır. Kitaptaki bölümlerin başlıkları: Aşka Hazırlık, Dokunma ve Okşama, Öpücük ve Ağız Oyunları, Kama Sutra Pozisyonları, Ananga Ranga Pozisyonları, Itırlı Bahçe Pozisyonları, Tao Pozisyonları, Aşk Öncesi ve Sonrası’dır (Hooper, 1994). Kitap, bilinenin aksine yalnızca seks pozisyonları içeren bir çalışma değildir. Cinsel birliktelik çeşitli türevleri ile ele alınmıştır (pozisyonlar, oral seks, evli çiftler için tüyolar, kadınlar ve erkekler için baştan çıkarma tüyoları vb.). Bunun yanında; flört, yakınlık oyunları, kokular ve tonikler, atmosfer üzerine de çeşitli bilgiler bulunmaktadır (Yüce, 2015).

Bahname Örneği

Eser, 14.yy’ ın sonlarında Şeyh Muhammed El Nefzavi tarafından toparlanmıştır. Kendisi de bir hekim olan Nefzavi, eseri dönemin Tunus sultanına yazmıştır. Arapça Bah (şehvet) ve Farsça Name (buradaki anlamı ile eser) kelimelerinin bir araya getirilmesi ile ”Şehvet Eseri” anlamına gelmektedir. Itırlı Bahçe olarak Türkçe isimlendirilmiştir. (Bahname, 2002). Eser yalnızca doğu dünyasında değil, batıda da ilgi çekmiştir. Avrupalı koleksiyonerler tarafından 1500’lü yıllardan itibaren özellikle rağbet görmüştür. 19.yy’ın ilk yarısı itibariyle de batıda daha geniş kitlelere ulaşmaya, yine aynı yy’ın ikinci yarısı itibariyle de Fransızca olarak basılmaya başlanmıştır (Bahname, 1963).

Cinsellikle İlgili İlk Bilimsel Çalışmalar

Cinsellik ile ilgili çalışmalar modern dönemlerin ürünü değildir. Yine genel olarak tahmin de edileceği üzere cinsellik ile ilgili ilk çalışmalar batı kültürünün bir ürünü değildir. Hindistan ve Çin coğrafyasında mutluluğa ulaştıran öğretiler formunda aşk, erotizm ve cinsellik üzerine eserler milattan önceye tarihlenmektedir. Bu metinlerin orijinallerinin tamamına ulaşılamasa da sonraki dönemlerde çoğaltılan ve revize edilen kopyalarına ulaşılmaktadır. Modern dönem için cinsellikle ilgili ilk ciddi bilimsel çalışmalar Sigmund Freud ve Alfred Kinsey tarafından yapılmıştır. Özellikle 19. yy sonları ve 20. yy’ın ilk yarısı cinsellikle ilgili ilk bilimsel çalışmalara rastladığımız dönemdir (Süzer, 2022). Kinsey’ in çalışmalarını sunduğu dönem ”Cinsel Devrim” döneminin başlangıcıdır (Soyudoğan, 2022). Cinsel devrim, batıda 20. yy’ın 2. yarısı itibariyle görülen, evlilik, heteroseksüalite, sınırlar gibi kavramları yeniden irdeleyen bir harekettir (Şahin, 2020). Özetle Kinsey, ilk feminist akımlar ve Freudyen bakış; bizim bugün ‘’Cinsel Devrim’’ olarak adlandırdığımız dönemi yaratmış ve güncel cinsel çalışmaların da temellerini atmıştır.

2.6.1. Kinsey’in Çalışmaları ve Kinsey Skalası

Cinsellik ile ilgili bilimsel ve kanıta dayalı bilgilerin ilk kaynağı Alfred Kinsey’dir. Kinsey; olgular ışığında kanıta dayalı çalışmaların öncüsüdür. İndiana Üniversitesi’nde cinsellik ile ilgili bir bölüm kurarak ve toplamda sayıları on binleri bulan erkek ve kadın ile yaptığı çalışmalarla Kinsey Raporunu yayınlamıştır. Aslında bir biyolog olan Kinsey, yaptığı çalışmalar ile psikoloji dünyası için de büyük önem taşımaktadır. Özellikle homoseksüaliteye dair elde ettiği bulgular, dönemi için devrim niteliğindedir. Kinsey önce erkeklerle (1948) sonra da kadınlarla (1953) yaptığı çalışmalarla cinsel yaşamın çeşitli varyasyonları üzerinde durmuştur. Yaklaşık 12.000 beyaz kadın ve erkek ile yürüttüğü çalışmalarda; mastürbasyon, homoseksüalite, yaş dönemlerine göre görülen cinsel faaliyetler gibi faktörler üzerinde durmuştur (Özekes vd., 2016). Elde ettiği bu verilerle adına ”Kinsey Skalası” dediğimiz ve cinselliği akışkan bir olgu olarak da gösteren aşağıdaki tabloyu oluşturmuştur.

(Kinsey Institute, 2019).

2.6.2.Masters ve Johnson’ın Laboratuvar Deneyleri ve Cinsel Siklus

Washington Üniversitesi Tıp Fakültesinde Dr. William Masters ve Virginia Johnson tarafından farklı etnik kökenlere sahip bireyler gözlemlenerek (Özdemir,2018) elde edilen bilgiler, Kinsey’in çalışmalarının ardından hem cinsel devrimin bir parçası olarak hem de cinsellik ile ilgili çalışmalar ve cinsel terapiler bağlamında son derece önemlidir. Maters ve Johnson, 1954 yılındaki çalışmalarını daha sonra kitaplaştırmış (1966) ve cinsel terapilerin geliştirilmesinde büyük pay sahibi olmuştur (Özdemir, 2018). Oldukça ”radikal” bir laboratuvar çalışması yürütmüşlerdir. Rastgele belirledikleri kadın ve erkeklerden laboratuvar ortamında cinsel birliktelik kurmalarını istemişler; süreci ise gözlemleyerek bugün de geçerliğini koruyan cinsel siklusu -döngü- tanımlamışlardır. İstek, uyarılma, plato (zevkli düzlük), orgazm, çözülme (rahatlama) bir cinsel ilişkide sırasıyla gözlemlenen siklus (döngü)dür (Öz ve Kısa, 2023). Sonraki dönemlerde de cinsel işlev bozuklukları ve tedavisine dair çalışmalarını yürütmüşlerdir (Öz ve Kısa, 2023).

KAYNAKLAR

Chang, J. (1995). Taocu sevişme ve seks: Eski Çinlilerin cinsel esrime yöntemi (Ön söz: Alan Hull Walton). Yol Yayınları.

El Nefzavi, M. (2002). Bahname (Itırlı Bahçe) (Çev. H. İker & M. Yılmaer). Chiviyazıları,

Hooper, A. (1994). Kama Sutra: Classic lovemaking techniques reinterpreted for today’s lovers.

Öz, M., Kısa, C. (2023). Cinsellik ve Duygular: Bir Gözden Geçirme. HABITUS Toplumbilim Dergisi, (4), 211-228.

Özdemir, Ş. (2018). Yetişkin bağlanma stilleri ile cinsel doyum arasındaki ilişki (Yayınlanmamış yüksek lisans tezi). Üsküdar Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Klinik Psikoloji Anabilim Dalı.

Özekes, B., Kızıltepe, R., Ören, M. (2016). Yaşlılıkta Cinsellik. Ege Tıp Dergisi, 55, 38-44.

Soyudoğan, M. (2022). Türkiye’de yerli ve Suriyeli kadınlar arasında hemcins rekabeti. SDÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Sosyal Bilimler Dergisi, 57, 355–376.

Süzer, M. (2022). Kadınlarda cinsel doyum ile beden algısı ve yeme tutumu arasındaki ilişkinin incelenmesi (Yayınlanmamış yüksek lisans tezi). İstanbul Gelişim Üniversitesi, Klinik Psikoloji Anabilim Dalı.

Şahin, M. (2020). Dünyada toplumsal cinsiyet karşıtı (anti-gender) hareketler. Afyon Kocatepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 22(3).

Yüce, S. (2015). Erotik resimde ahlâk ve şiddet imgeleri (Yayınlanmamış yüksek lisans tezi). Hacettepe Üniversitesi, Güzel Sanatlar Enstitüsü, Resim Anasanat Dalı.

https://kinseyinstitute.org/research/publications/kinsey-scale.php

← Tüm yazılar

Diğer yazılar

Aklınıza takılan bir durum mu var?

Sorularınız, randevu talepleriniz ve merak ettikleriniz için bize dilediğiniz zaman ulaşabilirsiniz. Güvenle bizimle iletişime geçin.

Adres
ATM Plaza, Ankara Ticaret Merkezi, Çankaya / Ankara
Çalışma saatleri
Pazartesi – Cumartesi: 10:00 – 19:00Pazar: Kapalı